"improlab."

Bu gün tiyatro alanında en çok konuşulan konulardan biri de doğaçlama tiyatro olsa gerek. Oyuncusundan, seyircisine, akademisyeninden, bu işi bir televizyon programı sananlara kadar herkesin söyleyecek bir sözü var. Bizler de her ne kadar sözümüzü sahne üzerinde söylüyor olsak da, bazen kağıt üzerinde, yani işin teorisine dair de bir şeyler söylenmesi gerektiği durumlar da olmuyor değil, şu an olduğu gibi.


Öyleyse önce doğaçlamanın tanımıyla ve yaptığımız şeyin ne olduğuyla ilgili kısa bir açıklama yapalım. Doğaçlama, bir ön hazırlık yapmadan bir form üstüne çalışmak ve sanatsal ifadeyi ona dayanarak yaratmak olarak tanımlanabilir. Bu algıyı müzikte, dansta ve diğer sahne doğaçlamalarında da görebiliriz.
Bir oyunun doğrudan doğaçlamaya dayanan bir yapıda seyirciyle buluşması sürecine doğaçlama tiyatro denilmektedir. Bu tür bir teatral süreç tamamen özgür doğaçlamaya dayanmaktadır.


Doğaçlama tiyatro köken itibariyle çok eskiye dayanan bir yapı gösterir.
Metinli tiyatronun ilk örneklerini biliyoruz. Bunlar Aristoteles’in Poetika’sında teorize edilen ve günümüzde de birçok yanıyla geçerliliğini koruyan örneklerdir. Ancak bu türden tiyatro ortaya çıkmadan önce de insanların oyunu, hem bir eğlence aracı olarak hem de taklit aracı olarak kullanarak öğrenmeyi pekiştirdiklerini biliyoruz.


Doğaçlamanın kökenlerinin insanın yaşadıklarını, korkularını, sevinçlerini bedeniyle ifade ettiği ritüellere, şaman danslarına, mevsimsel törenlere dayandığını ve bu törenlerde, danslarda, doğaçlamanın ilk nüvelerinin oluştuğunu söyleyebiliriz.


Doğaçlamanın en somut ve pratiğe dayalı bilgileri Commedia Dell’arte’nin yapısında görülür. Commedia Dell’arte başlangıç itibariyle oyuncunun doğrudan doğaçlamayı kullandığı bir tiyatro formudur. Zaman içinde başlangıçtaki doğaçlama özelliği giderek azalsa da, bu teatral form kendiliğindenliğe dayanarak varlığını sürdürmüştür.
Bizler, yani improLAB., gösterimizi Komedi Sporu-Doğaçlama Kapışma adı altında sunuyoruz. Ekibimiz 2009 yılının Eylül ayında Burak Tamdoğan, Evren Duyal, Evren Gülseven, Erkan Uyanıksoy, Koray Tarhan, Sena Taşkapılıoğlu, Zeynep Tarhan ve Tarık Aslan’dan oluşan istanbulimpro doğaçlama grubunun öncülüğünde kurulmuştur. Yaklaşık üç ay boyunca yine aynı grubun öncülüğünde ve yurtdışından gelen konusunun ehli kişilerce grubun yerleşik sahnesi olan İstiklal caddesindeki Beyoğlu-Terminal sahnesinde doğaçlamaya hazırlık çalışmalarına başlamıştır. Sonunda istanbulimpro adının sonuna lab, yani laboratuar kelimesini ekleyerek Argın Aytaç, Cengiz Eşiyok, Deniz Çeküç, Erdi Kement, Mehmet K. Dostay, Mustafa Çiçek, Zeynep Çiçekoğlu, ve Zinnure Türe’den oluşan ekiple aynı sahnede gösterilerine başlamıştır.


NOT: Bu yazıyı hazırlarken Kadir Çevik’in 62 TİYATRO ARAŞTIRMALARI DERGİSİ’ndeki yazısından çokça alıntılar yaptığımızı söylemeyi borç biliriz.

 

Design downloaded from free website templates.